Kız Lisesi

Hayatımız her zaman her yerde bir şeyler öğrenmekle geçiyor. İnsanın öğrenme süreci doğumuyla başlıyor aslında. İlk önce yürümeyi, konuşmayı, yemek yemeyi öğrenirken daha sonra gitgide işler biraz zorlaşıyor ve kreş, anaokulu, ilkokul, ortaokul ve lise derken üniversiteye kadar devam ediyor öğrenme süreci. Aslında eğitim ve öğretim üniversiteyle de bitmiyor sayılmaz. Şimdi diyeceğim ki hayatımızın sonuna kadar öğrenme süreci devam eder buda yanlış olacak sanırım çünkü öldükten sonrada aslında ölümü öğrenmeye başlarız. Kısacası insan sonsuz bir eğitim ve öğretim hayatı içinde yaşayan bir varlıktır. O istese de istemese de bir şeyler öğrenmek zorundadır. Çünkü insan yaşayan, hareket eden ve öğrenmeye açık bir canlıdır.

Biz toplum olarak geçmişten günümüze kadın erkek ayrımı olarak değil de birbirlerine olan saygı çerçevesinde kadın erkek hep ayrı olarak düşünüldü. Evlerimize misafir geldiğinde hep kadınlar bir yerde erkeler bir yerde oturuldu. Erkekler eşlerine ve bayanlara olan saygılarından dolayı bayanlara özel olan yerlere girmedi, bayanlarda aynı şekilde eşlerine ve erkeklere olan saygısından dolayı erkeklere özel olan yerlerde bulunmadılar. Bu kültür ile yetişen insanlar ise hep hayatlarına böyle devam etti. Herkes atalarından ne öğrendiyse ne yaşadıysa yaşamlarında onu uygulamaya çalıştı. Durum böyle olunca da Kız Liseleri açılmaya başlandı. Tamamen kızların eğitim gördüğü bu okul hem bu kültür ile yetişmiş öğrencilerin hem de ailelerinin en büyük tercihi oldu. Yaşadığımız dünyada her birey istediği eğitimi istediği şekilde alma hakkına sahip. Bundan dolayı da kız öğrenciler için açılan bu liseler onların eğitim hayatı için büyük önem taşıyor. Bu okullar kız çocuklarına sadece kendi cinsinden olan öğrencilerle eğitim ve öğretim görme imkânı sağlıyor.

Maddi durumu daha iyi olan aileler genellikle çocuklarının kolejlerde okumasını tercih ederler. Çünkü burada hep kendileri gibi gelir düzeyi iyi olan öğrenciler bulunduğundan dolayı çocuklarının da onların içinde okumasını tercih ediyorlar. Tabi ki de maddi durumun iyi olması az önce bahsetmiş olduğum kadın ve erkek arasındaki durumu hiçe saymıyor. İster maddi surumu çok iyi olsun isterse daha dar gelirli bir aile olsun hepimizin geldiği köken aynı olduğundan yani hepimizin ataları bir olduğundan, herkesin geçmişinde bu gelenek ve kültür yaşadığından genel olarak herkes bu düşünceye sahiptir. Bundan dolayı gelir seviyesi yüksek aileler içinde Kız Lisesi Koleji adı altında da liseler açılmıştır. Onlarda kız çocuklarına hem cinsleri arasında okumasını uygun görüyorlar ise böyle bir imkân onlara da sunulmuştur. Onlarda çocuklarını istedikleri gibi okutma haklarına sahipler.

Aslında şöyle bir düşünüldüğünde Kız Lisesinin açılması kimi cahil insanların “kız kısmı okuyamaz” düşüncesini de çürütmüş oluyor. Bu dünyaya gelen her bireyin okumaya öğrenmeye hakkı vardır. Ve bu hakkı kimse elinden alamaz. Kızlarının okuma hakkını elinden alan ailelerin çoğu kızların erkeklerle aynı okullarda aynı sınıflarda okutulmasından şikâyetçi. Peki, şimdi kızların hem cinsleriyle eğitim öğretime devam edebileceği liseler açılmışken insanlar hala daha kızlarını okula göndermemeye devam ederler mi bilmiyorum. Ama bu devirde okumayana ne iyi bir iş, ne iyi bir eş, nede iyi bir hayat olmadığını her şeyin okumaktan, eğitim ve öğretimden geçtiğini üzerine basa basa söylüyorum. Geçmişten günümüze eğitim ve öğretimin öneminden bahseden birçok sözler söylenmiştir. “Bana bir harf öğretinin kırk yıl kölesi olurum” sözüyle de Hz. Ali eğitim ve öğretimin önemini son derece güzel bir şekilde vurgulamıştır.

Etiketler: , , ,

Yorum yazın

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.