Sosyal Medya

(0212) 466 2 666
info@validesultankizlisesi.com

Hafta İçi - Saat 8.00 - 18.00
Pazar Kapalı

Ülkemizde karma eğitim kurumlarında yaşanan sorunlar, öğrenci başarısını ve davranış gelişimini olumsuz yönde etkilemektedir. Başta ABD olmak üzere eğitim sektöründe önde gelen bazı Avrupa ülkelerinde söz konusu bu durumu irdeleyen çalışmalar yapılarak ortaya çıkan sorunların çözümü için ayrı eğitim kurumları tavsiye dilmiş, özellikle de kız liseleri hızla çoğalmıştır.

 

Ülkemizde karma eğitim uygulanan okullarda öğretmenlerin ortak bildirimlerine göre kız öğrencilerin;

–          Erkekler tarafından şiddete maruz kaldıkları ve bu durumun psikolojik gelişimlerinde olumsuz izler bıraktığı, korkularının arttığı ve bunu zamanla kabullendikleri,

–          Sınıf içerisinde kız ve erkek öğrenciler arasında tartışmaların, geçimsizliklerin, liderlik yarışlarının fazla olduğu,

–          Derse odaklanma ve motivasyon sağlanması sürecinde ilgilerinin daha çok dağıldığı,

–          Ergenlik döneminde farklı cinsle arkadaşlık, flört gibi ilişkilere çok önem verdikleri,

–          Kız-erkek arkadaşlığı sonrası ayrılıkların bunalımlara sürüklediği,

–          Bu bağlamda dış görünüşlerine önem verdikleri,

–          İletişim araçlarını çok yoğun kullandıkları ve bu durumun başarılarını çok olumsuz etkilediği

ortaya çıkmıştır.

 

Sadece kızlara yönelik eğitim kurumlarında;

–          Derslere yönelim, ilgi ve motivasyonun daha fazla olduğu,

–          Karakterlerinin daha rahat olgunlaştığı,

–          Sınıf içi disiplinin ve öğretmen hakimiyetinin daha kolay sağlanabildiği,

–          Sınıf içi gerilim ve tartışmaların daha az olduğu,

–          Yarışma ruhunun daha gelişmiş olduğu,

–          Öğrencilerin cinsiyete bağlı sorunlarından kaynaklanan durumlar nedeniyle psikolojik sorunlar yaşamadığı,

–          Cinsel taciz gibi olumsuz davranışlara maruz kalmadıkları,

–          Şiddete uğramadıkları,

–          Dış görünümlerinden çok derslere önem verdikleri,

–          Okulun disiplin, kurallarına yönelik muhalif ve agrasif davranışların daha az görüldüğü

tespit edilmiştir.

 

 

Yapılan çeşitli araştırmalarda karma eğitimden tek cinsiyetli eğitime geçişi haklı çıkaracak sonuçlara ulaşılmıştır. Bu çalışmada da karma eğitim ve tek cinsiyet eğitimiyle ilgili olarak aşağıdaki sorulara cevap verilmeye çalışılmıştır.

1-Beyinde cinsiyet farkı söz konusu mudur?

2-Öğrenmede cinsiyet farkı söz konusu mudur?

3-Karma ve tek cinsiyetli eğitim ilgili görüşler nelerdir? Tek cinsiyetli eğitiminin kız ve erkek öğrenciler açısından faydaları nelerdir?

 

1-Beyinde cinsiyet farkı söz konusu mudur?

Beyin yapısının ve fonksiyonlarının cinsiyete bağlı değişiklikler gösterdiği, son yıllarda yoğun araştırmalara konu olmuştur. Beynin yapısındaki bu farklılıklar kadın-erkek davranışlarında önemli farklılıkları meydana getirmektedir (Öztaş, 1998).

Yapılan fizyolojik araştırmalarda kadınlardaki beyin kan akımının, erkeklerden daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Bu konuda 106 sağlıklı kişide yapılan bir araştırmada beynin bazı bölümlerindeki kan akımı ölçülerek, erkeklerin aynı beyin bölgeleri ile karşılaştırılmış ve bütün beyin bölgelerinde kadınların beyin kan akımının erkeklerden yüksek olduğu tespit edilmiştir. Kadınların beyin kan akımının neden erkeklerden daha yüksek olduğu henüz tam olarak bilinmemektedir. Beyin glikoz kullanımı açısından karşılaştırıldığında da kadın beyninde glikoz kullanımı erkek beyninden yüksektir. Beyin glikoz kullanımının ölçüldüğü bir araştırmada 7 kadın 7 erkek denek üzerinde çalışılmış; kadınların beyinlerinin tamamındaki glikoz kullanım hızının, erkekten % 19 daha fazla olduğu görülmüştür (Öztaş, 1998).

Yapısal ve işlevsel farklar, “algı farkını” da ortaya çıkarır. İnsanlar konuşurken kelimeler, ses tonu, yüz ifadesi ve beden dili ile duygularını ifade ederler. Buna emosyonel prosodi denir. Aynı cümleyi söyleyen iki kişi farklı algılanabilir. Erkekler söylenen şeyin anlamını prosodiden bağımsız olarak kavrarlar, kadınlar ise konuşma sırasında kelimeler ve cümlelerden çok sözel olmayan işaretlerin farkına varırlar (Eşel, 2005). Wellesley Kolejinden araştırmacılar, yüz ifadelerini, 3 yaşındaki kız çocuklarının, 5 yaşındaki erkek çocuklarından daha iyi yorumlayıp anlamlandırdıklarını gözlemlemiştir (Boyatzis, Chazan ve Ting, 1993).

Ayrıca kadınlar erkeklere kıyasla daha fazla sol beyin baskın olma eğilimindedirler. Erkekler ise daha fazla sağ-beyin baskın olma eğilimindedirler. Bu durum kadınların iletişim ve küçük kas becerilerinde daha üstün olmalarına imkân verirken, erkeklerin kavramsal görevlerde üstün olmalarına imkân verir (Gurian ve Henley, 2001).

 

Kadın ve erkeklerin davranışsal olarak birbirlerinden farklı oluşlarının onlara bebekliklerinden itibaren farklı davranılmasından mı, yoksa aralarındaki biyolojik farklılıklardan mı kaynaklandığı yıllardır tartışıla gelen bir konudur. Son yıllarda yapılan nörobilimsel çalışmalar bu farkın iki cins arasındaki beyin farklılıklarından (anatomik, fizyolojik, nörohumoral ve işlevsel) kaynaklandığı düşüncesini desteklemektedir (Eşel, 2005; 138).”

 

2-Öğrenmede cinsiyet farkı söz konusu mudur?

Cinsiyet farklılıkları beraberinde öğrenme durumlarındaki farklılaşmayı da getirmektedir. Ancak tüm kız çocukları aynı şekilde, erkekler de başka bir şekilde öğrenir denemez. Ama yaş farklılıklarından ziyade kız ve erkeklerin öğrenme şekilleri arasında kayda değer farklılıklar olduğu söylenebilir. Aynı yaştaki bir kız çocuğu ile erkek çocuğu arasındaki farklar, farklı yaşlardaki kız çocukları arasındaki farklılıklardan daha fazladır. Çocukların öğrenme şekillerini etkileyen, cinsiyete bağlı kişilik özellikleri vardır. Örneğin her yaş seviyesinde, kızlar erkeklerden daha iyi duyar ve dinler (Cone-Wesson ve Ramirez, 1997). Gurian ve Henley (2001;46) bu durumu sınıfa şöyle uyarlamaktadır:

“Kızlar genellikle, erkeklerin olduğundan daha iyi dinleyicilerdir, söyleneni daha fazla duyarlar ve bir derste veya konuşmada detayların fazlalığına karşı daha fazla duyarlıdırlar. Bu onlara konuşmanın karmaşık akışı içinde büyük bir güvence ve dolayısıyla, baskın davranış veya mantık kuralları ile konuşmayı daha az kontrol etme ihtiyacı verir.  Erkekler, bir öğretmenin veya diğer birisinin ileri sürdüklerini daha az duyma ve bunu destekleyecek açık bir bulguyu daha sık sorma eğilimindedir. Kızlar,  daha az mantıksal sıralama ile ve daha fazla dolambaçlı eğitim ile güvenli hissetme eğilimindedirler.”

Erkek çocukları gürültülü, rekabetçi, harekete dayalı ve ilgilerine bağlı olan öğrenme aktivitelerine katılmaya daha fazla eğilimlidirler (Thompson ve Ungerleider, 2004). Birçok kız öğreni ise, agrasifleşmeyen ve zamanla sınırlı olmayan akademik görevlerde ilerleme kaydetmektedir (Stabiner, 2002).

Gurian ve Henley (2001), öğrencinin başarısını etkileyen öğrenme tarzındaki çeşitli cinsiyet farklılıklarına atıf yapmaktadır. Bunlar:

  1. Erkekler tümden gelimli akıl yürütmeyi kullanma eğilimindedirler.
  2. Tümden gelimli akıl yürütmeyi, kızlardan daha hızlı bir şekilde kullanırlar. Bu, birçok durumda, çoktan seçmeli testlerde, erkek öğrencilerin kız öğrencilerden daha başarılı olduğunu ifade eder.
  3. Kızlar, özel örneklerden genel teoriye hareket etme eğilimindedirler.
  4. Erkekler, bir nesneyi görebilme veya dokunabilmede değil, onu hesaplayabilmede daha iyidirler. Örneğin, Matematik dersi tahtada öğretildiğinde, genel olarak erkekler kızlara göre daha iyi ve hızlıdırlar.
  5. Matematik, el hareketleri ve nesneler kullanılarak öğretildiğinde (somut dışında, kesine doğru), kızlar daha kolay öğrenirler.
  6. Kızlar, ortalamada erkeklerden daha fazla kelime kullanırlar.
  7. Kızlar, öğrendikçe kelimeleri kullanırlarken, erkekler genellikle sessiz bir şekilde öğrenirler. Kızlar, gündelik, kullanılabilir bir dil ile, şeyleri anlatırlar, kesin detaylar ile tamamlarlar.
  8. Erkekler spor, hukuk, ve askerlik terminolojisi içinde de görüleceği üzere, daha şifreli bir dili tercih etme eğilimindedirler.
  9. Çoğu bölüm için kızlar, en iyi dinleyicilerdir, söylenenden daha fazlasını duyarlar ve erkeklere nazaran, bir ders veya bir konuşmanın detayları ile daha fazla ilgilenirler.
  10. Erkekler, daha fazla mantık ve daha az sözel dolambaçlı ifade ile daha iyi performans gösterirler (Thom, 2006).

 

1.3.Karma ve Tek Cinsiyetli Eğitim ile İlgili Görüşler ve Kız-Erkek Öğrenciler Açısından Faydaları

Kız ve erkek öğrencilerin farklı öğrenme süreçlerine sahip olmalarının en önemli sebeplerinden birisi, gelişim ve olgunlaşma süreçlerinin farklı olmasıdır. Beyin gelişimleri de buna güzel bir örnektir. Kız erkek ayrı okullarda öğretmenler öğrencilerinin ilgi sahalarına göre materyal seçmekte özgürken, karma okullarda kızlar sık sık erkeklerin kabiliyet ve ilgi sahalarına mahkum olmaktadır. Kız erkek ayrı sınıfların verimliliği göz önüne alındığında kız ve erkekleri ayrı sınıflara koymak tek başına hiçbir iyi şeyin olmasını garanti etmemektedir. 2006 yılında ABD’de tek cinsiyetli eğitimin yasallığının onaylanmasının ardından tek cinsiyetli eğitim veren okulların sayısında artış görülmüştür. 2008 yılında ABD’deki 442 devlet okulu tek cinsiyetli eğitim sunmuştur. Bu rakam 2009 yılına gelindiğinde ise 500’ü geçmiştir (Symth, 2012).

2002 yılında Ulusal Eğitim Araştırmaları Kurumu, okul büyüklüğü ve okul tipinin (ayrık veya karma)  akademik performansa etkisini araştırmakla görevlendirildi ve İngiltere’de 2954 liseyi inceledi. İngiltere de pek çok tek cinsiyetli okul bulunmaktadır. Kurumun yayınladığı rapora göre öğrencilerin akademik kabiliyetleri ve diğer arka plan faktörleri göz önüne alındığında bile, hem kızların hem de erkeklerin tek cinsiyetli okullarda kayda değer bir şekilde daha başarılı oldukları gözlemlendi. Bu yaş grubunda (9, 10, 11, 12. Sınıflar) kız öğrencilerde başarı daha fazla ve daha istikrarlı çıktı. Bilhassa kızlarda bütün akademik kabiliyet seviyelerinde tek cinsiyetli okullar karma okullara göre daha iyi performans sergilediler. Erkekler için ise alt seviye akademik başarı grubunda olanlarda daha fazla netice alındığı görüldü. Daha yüksek başarı grubunda olan erkeklerde kayda değer bir değişiklik görülmedi .

Yine bir diğer örnek olarak, Avustralya’da 2000 yılında Avustralya Eğitim Araştırmaları Konseyi tarafından yapılan bir çalışmada karma ve tek cinsiyetli eğitim veren okullarda öğrenci başarıları karşılaştırıldı. 270 bin öğrenci 6 yıl boyunca 53 ayrı dersten incelendi. Çalışma sonucunda kız ve erkeklerin ayrı olarak eğitim gördüğü okullar karma okullara göre %15 ile%22 arasında daha fazla başarı gösterdi. Aynı zamanda tek cinsiyetli eğitim veren okullarda öğrencilerin daha terbiyeli, öğrenmeden daha çok zevk alan ve müfredata daha ilgili oldukları saptandı.

Tek cinsiyetli eğitimin eğitsel faydalarını farklı coğrafyalarda farklı eğitim çıktıları halinde görmek mümkündür. Örneğin, Montreal şehrinde de karma eğitimden ayrık eğitime geçen bir lisede okula gelmeme davranışları %20’lerden  %7’lere geriledi. Önceden sınavları geçme oranı % 65 iken bu oran % 85’lere yükseldi. Üniversiteye gitme oranı da neredeyse ikiye katlandı. İngiltere’de Fairhurt Lisesinde. kız ve erkekler aynı dersi ayrı sınıflarda fakat aynı öğretmenlerden aldılar. Erkelerde başarı %26,  kızlarda ise %22 yükseldi. Ama yine de kızlar erkeklerden daha başarılı olmaktaydılar (O’Reilly, 2000).

İngiltere Manchester Üniversitesinden araştırmacılar 5 devlet okulunda öğrencileri karma ve ayrık sınıflara koydular. Standartlaştırılmış bir dil testini, ayrık sınıfta okuyan erkeklerin yüzde 68’i geçebilirken karma sınıfta bu başarı %33’de kaldı. Kızlarda ise aynı sınavda ayrık sınıftakiler %89 başarı yakalarken, karma sınıfta ise %48 başarıda kaldılar (Henry, 2001).

Tek cinsiyetli eğitim, akademik hedefler açısından da çarpıcı sonuçlar ortaya koymaktadır. Mesela, Michigan Üniversitesinden araştırmacılar, ayrık okullarda okuyan kız ve erkek öğrencilerin daha yüksek akademik başarılarının yanı sıra, daha yüksek akademik hedeflerinin bulunduğunu, daha fazla özgüvene sahip olduklarını, derslere karşı daha olumlu bir tavır sergilediklerini saptadılar. Aynı zamanda bu okullarda okuyan kızların, hayatta kadınların neler yapıp yapamayacağı hakkında daha az klişeleşmiş önyargılara sahip olduklarını ortaya çıkardılar (Lee ve Bryk,1986). Michigan Ünivesitesi’nden bu çalışmayı yapan grup, tek cinsiyetli eğitimin faydalarının, öğrenciler okulu bitirince de devam ettiğini belirlediler. Tek cinsiyetli okuldan mezun kız ve erkek öğrencilerin öğrencilerin daha prestijli üniversitelere gittiklerini tespit ettiler(Lee ve Marks, 1990).

MacCann (1995) ise dünyanın birçok ülkesinde başarıdaki cinsiyet farklılığının arttığını belgelemiştir. Rowe ve Rowe (2002)’ un, başarı sıralamasında en yüksek başarıyı elde eden tek cinsiyetli okullardaki kız öğrenciler, ikinci sırada ortak eğitim veren okullardaki kız öğrenciler, daha sonra, tek cinsiyetli okullardaki erkek öğrenciler, ve son olarak ortak eğitim veren okullardaki erkek öğrenciler yer almaktadır. Martin (2002), Avustralya’daki kız öğrencilerin, daha çok konuda erkek öğrencilere nazaran daha iyi performans sergilediklerini, ve en yüksek başarıyı elde etmiş öğrenciler arasında daha çok kız öğrencilerin olduğunu kaydetmiştir (Collins, Kenway, ve McLead, 2000).

Eğitim Araştırması Ulusal Vakfının (NFER), İngiltere’deki 2,954 yüksek okulda yaptığı çalışmada hem erkek öğrencilerin hem de kız öğrencilerin tek cinsiyetli okullarda, karma okullara nazaran belirgin şekilde daha iyi performans gösterdiklerini ve faydalarının kız öğrenciler için erkek öğrencilerden daha fazla olduğunu bulunmuştur. Her seviyeden akademik yeterliliği olan kız öğrenciler tek cinsiyetli okullarda, karma okullara nazaran daha iyi performans göstermişlerdir (Salomone, 2003).

Avustralya Eğitim Araştırma Konseyi (ACER) , altı yıllık çalışmasında 270,000’in üzerinde öğrencinin performansını araştırmış ve tek cinsiyetli okullardaki erkek ve kız öğrencilerin karma okullardaki erkek ve kız öğrencilerden ortalama yüzde 15 ile 22 puan daha yüksek derece aldıklarını ortaya çıkarmıştır. Rapor, tek cinsiyetli sınıfların, 12 ile 16 yaşları arasındaki erkek ve kız öğrencilerin kavramsal, sosyal gelişimlerindeki büyüme hızlarında büyük farklılıklar ile ortaya konulan ihtiyaçların yerine getirilmesinde daha iyi performans sergilediklerini öner sürmüştür (Thom, 2006).

Tek cinsiyetli eğitim, bir öğrenme özgürlüğü olarak da düşünülebilir. Zira, kız ve erkek ayrı okullarda okuyan erkekler cinsiyet baskısından uzak olarak kendi ilgi ve kabiliyet sahalarına daha rahat yönelebilmektedirler. Okullarda dersler erkek işi ve kız işi olarak sınıflandırılabilmektedir. Bu nedenle erkek öğrenciler sanatsal yönü ağır basan  müzik, resim ve drama gibi derslere cinsiyet baskısı yüzünden yeterince yönelememektedirler. Gentry ve arkadaşları (2002)

Cinsiyete dayalı öğrenme farkları, bazı spesifik derslerde kendini iyice ortaya koymaktadır. Aslında, kızların ve erkeklerin neler öğrenebilecekleri arasında bir fark yoktur. Kız ve erkekler bir konuyu eşit şekilde öğrenme kabiliyetine sahiptir. Ancak farklılık öğretme tarzından kaynaklanabilmektedir. İngiltere’de 27.77 lise arasında yapılan bir çalışmaya göre, yaşları büyüdükçe, karma okullardaki kız öğrencilerin Fen Bilgisi ve Kelime Bilgisi başarılarının, erkek öğrencilere göre  gerilediği, fakat tek cinsiyetli okullarda ise aksi bir durumun varlığı tespit edildi. Başarı grubunun en üstünde tek cinsiyetli eğitime devam eden kızlar, sonra tek cinsiyetli eğitime devam eden erkekler, sonra karma okuldaki erkekler ve en son karma okullardaki kızlar gelmektedir (Finn, 1980). “Bazı araştırmalar tek cinsi­yetli sınıf ve okulların daha az rekabetçi ortamları içinde kızların daha yüksek seviyede akademik ve sosyal olarak yetkinlik, öz imaj geliştirmelerinin daha yüksek olduğunu belirtmektedir. Dolayısıyla, tek cinsiyetli okullardaki kızlar, kendi becerileri ve hayatları üzerindeki kendi kontrolleri ile ilgili daha fazla olumludurlar, daha azbasmakalıp cinsiyet rol davranışları vardır ve gelecek için daha yüksek bir istek duyarlar (Smyth, 2012:14)”

Birleşik Devletler Eğitim Dairesi’nin Genel Hesap Ofisi (USDE, 2000), kız öğrencilerin ileri matematik ve fen okumakta, erkek öğrencilere nazaran daha az eğilimli olduklarını kaydetmiştir. Genel olarak, bu araştırma bulgularına dayanarak, USDE özellikle genç kadınlar için, tek cinsiyetli okulların, pozitif çıktıları artırabileceği yönündeki görüşe yönelik gözlemsel bir desteğin mevcut olduğu sonucuna varmıştır.

Yine bu bağlamda yapılan başka bir çalışmada, 13 ve 14 yaşlarındaki öğrencilerin değişik derslerle olan ilişkileri incelenmiş ve karma okullardaki öğrencilerin derslere karşı olan tavırlarının, cinsiyete bağlı olduğu tespit edilmiştir. Yani erkekler Matematik ve Fen Bilgisini sevip Drama ve dil derslerini sevmiyorlardı. Ama tek cinsiyete göre eğitim veren okullardaki erkekler ise Drama, Biyoloji ve dil derslerine daha çok ilgi duyuyorlardı. Benzer bir şekilde tek cinsiyet eğitimi alan kızlar, Matematik ve Fen Bilgisi derslerine karma okullardaki kızlardan daha fazla ilgi duymaktaydılar (Stables, 1990).

ABD Eğitim Departamanı tarafından yaptırılan bir meta analiz çalışmasında tek cinsiyet ve karma eğitim ile ilgili yapılan 112farklı çalışmanın sonuçları değerlendirilmiş ve şu sonuçlara ulaşılmıştır (Turhan, 2012:45-46):

  • Yapılan araştırmaların çoğu ölçülebilir akademik başarılar açısından ayrı eğitimin pozitif et­kileri olduğunu göstermektedir.
  • Yapılan çalışmaların çoğunluğu yükseköğreti­me devam etme arzusu konusunda ayrı eğiti­min daha başarılı olduğunu ortaya koymuşlar­dır. Ayrı eğitim veren kurumların, özellikle kız öğrenciler için yüksek öğretim beklentilerini artırdığı sonucuna varılmıştır.
  • Öğrenci adaptasyonu ve sosyal ve duygusal gelişim açısından ayrı eğitim daha başarılıdır. Bunun tek istisnası, yeme bozukluklarının ayrı eğitim veren kurumlarda daha yüksek düzey­de olmasıdır.
  • Ayrı eğitim veren kurumlardaki hem erkek ve hem de kız öğrenciler görünüm ve paradan çok notlara ve birbirlerine önderlik etmeye önem vermektedir.

Tüm bu karşılaştırmalar neticesinde özetle karma eğitimin mahzurlarını şöyle sıralayabiliriz (Saygılı, 2012).

  • • Karma eğitim kız ve erkekler arasındaki farklılıkları göz ardı etmektedir. Bu nedenle karma eğitimde kız öğrenciler yeteneklerini geliştirememektedir. Birçok alandaki rekabet kızların başarısızlığıyla sonuçlanmaktadır.
  • • Kızlar erkeklerle aynı sınıflarda çekingenleşmekte, alay edilme korkusuyla içe kapanmakta kısaca kişisel olarak baskılanmaktadır.
  • • Erkek öğrencilerin sınıftaki karşı cinse karşı olan ilgisi dikkatlerini dağıtabilmekte, zihinsel performanslarını düşürebilmektedir. Salgı bezlerince salgılanan cinsiyet hormonları beyni, vücudu ve davranışları etkilemektedir.
  • • Karşı cinslerin birbirine aşık olması, saatlerce süren mesajlaşmalar ve görüşmeler, kıskançlık ve kavgalar gençlerin konsantrasyonunu bozmakta, derslerden soğutmaktadır.
  • • Cinsel taciz, istenmeyen gebelikler karma eğitimle artış göstermektedir.
  • • Fiziken güzel olmayan erkek ya da kız öğrenciler aşağılık kompleksine sürüklenebilmektedir.
  • • Muhafazakar aileler kız çocuklarını okula göndermemekte, kızların okullaşma oranı da düşmektedir. Bu nedenle bayanlar iyi bir eğitim almaktan mahrum kalmaktadır.

 

Yorum yazın

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.